Üsteğmen Selis Karayel, yıllardır tek başına çalışan, kurallara uyduğu kadar kendi kurallarını da koyan bir askerdi. Başarılarıyla adını duyurmuştu ama hiçbir zaman bir timin parçası olmamıştı. Ta ki çıktığı bir görev sırasında ortadan kaybolana kadar...
İki ay boyunca kendisinden haber alınamadı. Kimileri öldüğünü düşündü, kimileri çoktan unutulduğunu. O ise düşman elinde geçirdiği her gün biraz daha tükenirken tek bir şeye tutundu: konuşmamaya. Çünkü bazen bir insanın sahip olduğu son şey suskunluğudur.
Tam hikâyesinin burada biteceğine inanmışken bir operasyon gecesi hayatı değişti. Gözlerini açtığında kendisini YELTEN Timi'nin ortasında buldu. Fakat Selis için asıl problem kurtarılmış olması değildi. Asıl problem, yıllardır tek başına hareket etmeye alışmış birinin artık bir timle yaşamak zorunda kalmasıydı.
Sürekli konuşanlar, sürekli tartışanlar, birbirinin hayatına karışanlar ve hepsinin başında, yüzündeki ifadeyi değiştirmemeye yemin etmiş gibi duran Yüzbaşı Pamir Sancaktar...
Selis'in gelişiyle birlikte YELTEN Timi'nin düzeni bozulurken, geçmişten gelen sırlar da birer birer gün yüzüne çıkmaya başlayacaktı. Çünkü bazı gerçekler yıllarca saklanabilir ama sonsuza kadar gizli kalamazdı.
Kayıplar, dostluklar, kahkahalar, operasyonlar, aile olmak, ait olmak ve insanın kaçmaya çalıştığı geçmişiyle yüzleşmesi...
Bu hikâye sadece bir aşk hikâyesi değil.
Bu hikâye; inadın, sadakatin, vatan sevgisinin ve birbirine tutunmayı hiç beklemeyen insanların hikâyesi.
Ve belki de en önemlisi...
Unutulduğunu sanan bir kızın, aslında hikâyesinin daha yeni başladığını fark etmesinin hikâyesi.
"Unutulduğumu sandım. Oysa hikâyem daha başlamamıştı."
All Rights Reserved