Yeni bir başlangıç yapmak kulağa kolay gelir; sanki bir kapıyı kapatıp diğerini açınca her şey geride kalacakmış gibi. Oysa hayat bazen insana nefes alacak fırsat vermeden yüklenir. Kayıplar, hayal kırıklıkları ve yarım kalan umutlar birikir; taşıdığınız yük ağırlaşır. Böyle zamanlarda insan, her şeyi geride bırakıp yeniden başlamayı ister.
Yıllarca aynı şehirde yaşadım, aynı sokaklarda yürüdüm. İnsanlar ve mevsimler değişti ama içimde kalan bazı şeyler değişmedi.
Çocuk psikoloğuydum. Çocukların kırık yanlarını dinliyor, onlara yollar göstermeye çalışıyordum. Ama kendi hayatım yavaş yavaş dağılıyordu. Yıllardır çalıştığım kliniğin kapanacağı haberi geldiğinde, ayaklarımın altındaki zemin kaymış gibi hissettim. Geleceğe dair kurduğum planlar bir anda belirsizliğe dönüşmüştü.
Sanki bu yetmezmiş gibi aynı gün içerisinde, birlikte bir ömür geçireceğime inandığım kişinin arkamdan kazdığı kazıkları öğrendim. Başkalarının kalp kırıklıklarına tanıklık etmeye alışkındım ama kendi kalbimin nasıl parçalandığını görmek bambaşka bir şeydi. Güven dediğim şey bir gecede yok olmuştu.
İnsanlara iyileşmenin zaman aldığını söyleyen bendim. Fakat o günlerde aynaya baktığımda, söylediklerime kendim bile inanmakta zorlanıyordum.
Sonra karşıma yeni bir başlangıç fırsatı çıktı. Bir yüzbaşı ile anlaşmalı evlilik mi? Aşk yok, his yoktu, geleceğe dair verilen sözler yoktu. Ama işin ucunda iki tarafında işine yarayan bir anlaşma vardı. Kim bilir. Acaba bu başlangıcın sonu ne ile bitecekti?
All Rights Reserved