Biz altı kişiyiz ve bu okulun tartışmasız en güçlü grubuyuz. İnsanlar ismimizi duyunca dönüp bakıyor, öğretmenler bizi görünce başlarının ağrıyacağını biliyor ve öğrenciler bizimle uğraşmanın nasıl sonuçlanacağını çok iyi anlıyor. Kimse bunu yüksek sesle söylemese de herkes gerçeği biliyor: Bu okulun kurallarını yönetim koyuyor olabilir ama kurallara uyup uymayacağımıza karar veren biziz.
Ben Güneş Beyaztaş. Son sınıf öğrencisiyim. Yanımda sevgilim Toygar, en yakın arkadaşım Miray, Emre, Burak ve Kerem var. Birbirimizden nefret ettiğimiz günler oluyor, kavga ettiğimiz günler oluyor ama biri bize karşı gelirse altımız birden onun karşısında duruyoruz. Belki de bu yüzden kimse bize dokunamıyor.
Ders kaçırıyoruz, cezalar alıyoruz, partilere gidiyoruz, insanların sinirlerini bozuyoruz ve çoğu zaman istediğimizi elde ediyoruz. Çünkü bugüne kadar önümüze çıkan hiç kimse bizi durduramadı. Biz okulun sevilen öğrencileri değiliz. Örnek öğrenciler hiç değiliz. Biz öğretmenlerin toplantılarda hakkında konuştuğu, velilerin çocuklarından uzak durmasını istediği ve öğrencilerin gizlice hayran olduğu grubuz.
Bir de Işıl var.
Sessiz, çalışkan, inatçı ve bizi umursamıyormuş gibi davranan o kız. Herkes bizden korkarken onun korkmaması sinir bozucu. Belki bu yüzden onu hedef seçtik. Belki de sadece canımız öyle istedi. Sonuçta o zamanlar yaptığımız şeylerin bir gün dönüp bizi vurabileceğini düşünmüyorduk.
Çünkü gençtik. Çünkü bencildik. Çünkü dünyanın bizim etrafımızda döndüğüne inanıyorduk.
Ama hiçbir taht sonsuza kadar ayakta kalmaz.
Bir gün sırlar ortaya çıkar. İnsanlar değişir. Dostluklar çatlar. Aşklar biter. Güven kaybolur. Ve insan en çok da kendisinden kaçamadığını öğrenir.
Bu, kusursuz görünen insanların kusurlarıyla yüzleşme hikâyesi.
Bu, düşmeden önce gökyüzüne en yakın oldu
All Rights Reserved