"Beni öldürmedin ?" dedim buruk bir sesle. Donuk bir ifadeyle suratıma baktı. "Git uyu." dedi umursamaz bir sesle. "Görgü tanıdığı birinden hiç bahsetmedin?" diyerek inatla konuşmaya devam ettim. Biliyordum, onun olduğunu biliyordum. İnkar etse de diretecektim. O da biliyordu. Beni bu gece gördüğünden beri biliyordu ya da şüpheleniyor olmalıydı yoksa niye telefonumu alacaktı. Beni deniyor muydu? Yine mi? "Kalk git gözüm görmesin seni." dedi kaba bir sesle konuşurken kısık gözleri çillerim de dolanıyordu. "Mesleğinden men mi edilmek istiyorsun?" dedim kısık ama emin bir sesle. Gözlerini kahverengilerimden ayırmadan yavaşça ayağa kalkarak üzerime doğru gelmesiyle geriye giderek en sonunda sırtım duvara değdi. Sırtım en ufak bir temasla yanarken dudaklarımı birbirine bastırdım. Karşımda dimdik durup çenesini eğerek bana yine yukardan bakarak," Babana mı güveniyorsun?" sesi baskın ve tehlikeli bir tona büründü. "Hayır." diye ağızımın içinde geveledim. Babama güveniyor olsaydım , şuan yanında olmazdım bile. Babam yüzünden altı yıl sonra anca Türkiye'ye gelebilmiştim. Eminim kendisin daha yeni haberi olmuştur. "Burada ne halt yiyorsun?" diye sinirle çıkıştı. Kendini zor tutuğu belli oluyordu. Öfkeden boynundaki kaslar belirginleşmiş ve daha boğuk bir tonla konuşuyordu. "Seni görmem gerekti." dedim yavaşça. "Beni görmen mi gerekti?" dedi daha da sinirlenirken. Bakışlarımı ondan kaçırıp," Yardımına ihtiyacım var." dedim karşısında daha çok küçülerek. "Siktir git. Ben babanın köpeği değilim." diyerek yüzüme tiksinerek baktı. *** Hale , oğlu ile gizemli bir olay yüzünden askeriyeye gelmek zorunda kalır ve orada yaşana olayları ele alır. Kapak Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur.
More details