Altıncı Masa

Altıncı Masa

  • WpView
    Reads 9
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureComplete Sat, Jun 6, 2026
​"Kalbini karların altına gömen bir adam ve kendi hanedanlığında fırtınalar koparan bir kadın..." ​Mattia Greco, henüz yimdi iki yaşında yer altı dünyasının mutlak gücü olan Altıncı Masa'nın başına geçtiğinde, hayatın ona en acımasız oyununu oynayacağından habersizdi. Moskova'nın dondurucu fırtınasında, hayatının tek aşkı olan Milena'yı talihsiz bir kazada kollarının arasında kaybettiğinde, içindeki o son insani duyguyu da o beyaz karların altına gömdü. Hesap soracak bir düşmanı, intikam alacak bir katili yoktu; sadece dünyaya ve kadere karşı buz tutmuş kör bir nefreti vardı. O günden sonra kalbini aşka da, insanlığa da sonsuza dek kapattı. O artık yaşayan bir ölü, Altıncı Masa'nın en acımasız canavarıydı. ​Dört yıl sonra, İstanbul'un puslu ve sisli sokaklarında Kurter Hanedanlığı'nın gücü tüm şehri sarıyordu. Yirmi dört yaşındaki Sera Gaye Kurter, babasının ve amcasının başında olduğu bu devasa imparatorluğun içinde, narin bir kurban olmayı reddeden en dişli, en zeki varisti. Erkeklerin hükmettiği bu acımasız dünyada, kendi adını ve gücünü kanıtlamak, hanedanlıkta söz sahibi olmak için kendi savaşını veriyordu. O, Kurter ailesinin sadece adı değil, gelecekteki en tehlikeli hamlesiydi. ​Kader, kalbi Moskova'da buz tutmuş Palermo Şahı Mattia Greco ile İstanbul sokaklarında kendi kurallarıyla oynayan Sera Gaye Kurter'i o büyük masada karşı karşıya getirdiğinde, oyunun kuralları baştan yazılacaktı. ​Çünkü bu masada aşka yer yoktu... Sadece sis, kan ve mutlak güç vardı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KOR KALPLER SOKAĞI (DÜZENLENİYOR)
  • Gerçek ile aşk arasında
  • gülüşüne yakılan bütün şiirler adına • yarı texting
  • KARANLIK: UYANIŞ
  • Ay'ın Nuru
  • Unutmadım Bizi/Aref
  • NƏRGİZ
  • SEÇME ŞİİRLER
  • money or honey | sakuatsu
  • Düşportacı

Tanıdığı herkesi bir gece ansızın depremde kaybeden Asil, doğduğu şehri, "Bu şehir bir mezarlık, şehrin içindeki her taş bir mezar," diyerek terk eder. Hayatta kalan tek akrabası olan kuzeni Dide ve kendisini hiç beklemediği bir şekilde İzmir'de bulan Asil, peşinde olan tehlikenin henüz farkında değildir. Altı şubat gecesi depremin yarattığı kargaşadan faydalanarak cezaevinden kaçan bir mahkum, orada olmasından sorumlu olan askerlerden intikam almak istemektedir. Kaçarken bilmediği şey ise aynı gece o askerlerin de yaşanılan felakette hayatını kaybetmiş olmasıdır. Bu ölümlere inanmayıp tim komutanının kızının peşine düşen katilin rotası artık Asil ve arkadaşlarıdır. Firari bir yaşam sürüp rotasını yeniden oluştururken avının dibine kadar girmiş, geçmişte üzeri kanla örtülen her bir gerçeği su yüzeyine çıkarmaya başlamıştır. *** "Kor Kalpler Sokağı'nda inecek var." "Hayır," diyor ve ekliyor, "Kor Kalpler Sokağı'nda ölecek var." *** Kan gölü, kan gölü, kan gölü. Bir sürü ceset. Kopmuş uzuvlar. Dayanılmaz bir koku. Bağırışlar çağırışlar. Çaresizliğin silüete bürünmüş hali. Sanırsın mahşer yeri. Hayır, burası yangın yeri. Burası deprem yeri. Burası Hatay, burası İskenderun. Doğduğum yerdeyim, ama öldüğüm değil. *** •tetikleyici olabilecek unsurlar barındırmaktadır, lütfen etkileneceğinizi düşünüyorsanız okumayınız, teşekkürler. (tw: deprem) •kapak tasarımı: @joselis.book

More details
WpActionLinkContent Guidelines