"Bana zarar vermeyeceklerini anlamıştım. Ama sorun da buydu ya zaten... Ben hayatım boyunca hiç sevilmemiştim ki, onlara nasıl güvenecektim?"
17 yaşındaki Umay için hayat, sadece hayatta kalabilmek ve kendi ayakları üzerinde durabilmek için verilen bir savaştı. Geçmişin açtığı derin yaralarla ve ördüğü kalın duvarlarla doluydu kalbi. Kimseye yük olmamak, kimseden yardım istememek onun tek kuralıydı.
Ta ki o güne kadar...
Karşısına çıkan yeni ailesi, onun o aşılmaz sandığı duvarlarını yıkmaya yeminliydi. Ama ellerinde baltalarla değil; abartılı sevgileriyle, odaya gizlice bırakılan çalışma kitaplarıyla, sabahları kapıda beliren proteinli omletlerle ve dünyayı başkalarına dar edecek o abilerle!
Bu hikaye; önyargıların ve zorbalıkların uzağında, sevginin en tatlı haliyle sarıp sarmalanan bir kızın, sıfırdan kendi geleceğini inşa etme yolculuğu. Umay, abilerinin o dağ gibi arkasında duran gölgesinde kendi ritmini bulabilecek mi?
Alle rechten voorbehouden