Gece Yıldırım, henüz bir bebekken karanlık bir pusunun ve geçmişin kirli hesaplaşmalarının tam ortasında kalmış, öldü süsü verilerek ailesinden koparılmış bir kızdır. Yetimhanenin soğuk duvarları arasında, yapayalnız büyüyen Gece, hayatın adaletsizliğine karşı kendi tırnaklarıyla kazıyarak bir duvar örmüştür. Üstün zekası, kusursuz analitik yeteneği ve acımasız hayat şartları onu henüz 16 yaşında devletin ve yeraltı dünyasının en tehlikeli, en gizli özel ajanlarından biri haline getirmiştir.
Kimsenin yüzünü görmediği, dijital sistemleri parmağında oynatan ve gücünü arkasına alan dokunulmaz canavarları (kadın katillerini, çocuk istismarcılarını, pedofilleri) kendi adalet terazisinde yargılayan bu dahi ajanın yeraltındaki lakabı "ZİFİR"dir. Çünkü o, düşmanlarını en zifiri, en karanlık gecelerde avlardı.
Kendi çabasıyla kazandığı büyük bir servete ve lüks bir villalara sahip olmasına rağmen, dikkat çekmemek için sıradan bir hayat yaşıyor gibi görünür. Gece, kendisini bebekken bir başınayken bıraktıklarını düşündüğü için ailesine karşı derin bir öfke beslemektedir.
Türkiye'nin en korkulan ve en zengin mafya ailesi olan Zifirzadeler (Anne, baba ve 5 korumacı abi) ise yıllardır kızlarının öldüğünü sanmakta ve her zaman onun boş mezarını ziyaret etmektedir.
Bir gece, Gece'nin yolda pusuya düşmüş yaralı bir mafya liderini (öz babasını) ölümden kurtarmasıyla her şey değişir. Aile, bu gizemli ve güçlü kızın peşine düşüp onu malikanelerine davet eder.
Çok geçmeden, babanın gizlice yaptırdığı DNA testiyle büyük gerçek patlar, Hayatlarını kurtaran bu dahi ajan, aslında yıllardır öldü bilinen öz kızları Gece Zifirzade'dir.
-Onlar toprağın altındaki boş bir mezara ağlarken, öldü sandıkları kızları. sokaklarda adaleti dağıtıyordu.-
All Rights Reserved