Melis Yücel & Mirza Karan Aslan
Hayatınızın sadece tek bir imza ile tamamen tepe taklak olacağını bilseniz, o kalemi elinize alır mıydınız?
Melis, sıradan bir sabahta adım attığı Aslan Holding'de, hayatının en tehlikeli sınavını vereceğinden tamamen habersizdi. Zorunluluktan doğan tekinsiz bir anlaşma, nefretle başlayan acımasız bir oyun ve kalplerin sınırlarını zorlayan tehlikeli bir çekim...
Sırlar odasından yükselen bu fırtınada, kim daha önce teslim olacak?
O sahte imza, yollarını sonsuz bir ışığa mı çıkaracaktı; yoksa onları o karanlıkta tamamen mi yok edecekti?
Peki, Melis Yücel ile Mirza Karan Aslan'ın hikayesi tüm bu karanlığa rağmen mutlu bir sonla bitebilecek miydi?
HİKAYEDEN BİR ALINTI;
"Çok düşünecek bir şey yok Melis," dedi karşımda oturan adam. Benim aksime, sesinde ve duruşunda sinir bozucu bir rahatlık vardı.
Bakışlarımı önümde duran evlilik sözleşmesine çevirdim. Karan derin bir nefes aldı ve o pürüzsüz, tok sesiyle konuşmaya başladı:
"Bak Melis... Birbirimize karşı hiçbir şey hissetmiyoruz. Bu sadece kağıt üstünde kalacak bir şey. Eğer hayatında sevdiğin biri varsa... ya da ileride olacaksa da karışmam, özgürsün."
Önündeki kalemi parmaklarının arasına alıp bana doğru uzattı.
"Sadece sahte bir imza," dedi, ses tonunu olabilecek en yumuşak ve ikna edici tonda tutarak.
Yutkundum. Bakışlarımı o karanlık gözlerinden çekip uzattığı kaleme sabitledim. Kafamı yavaşça sallayarak kalemi elinden aldım.
"Sahte bir imza..." diye mırıldandım kendi kendime. Hayatımı tamamen ateşe verdiğimi bilmeden...
All Rights Reserved