Her toprağın kendine has bir hükmü, her kalbin ise o hükme direnen bir sesi vardır.
Bu hikaye; güneşin taş duvarları bir kor gibi yaktığı, törenin ve sarsılmaz kuralların kol gezdiği acımasız bir coğrafyada filizleniyor. Bir yanda Gaziantep'in sıcak bir konağında, ailesi için çırpınan, yüreği sadece merhamet ve saflıkla çarpan Antepli Zelin... Diğer yanda ise Urfa'nın o soğuk, tavizsiz ve acımasız karanlığını arkasına almış, sözü kanun sayılan gaddar bir adam: Arin Ağa.
Biri ne kadar şefkatse, diğeri o kadar yıkım. Biri ne kadar beyazsa, diğeri o kadar zifiri karanlık.
Bu sayfaları araladığınızda, sadece iki insanın zoraki evliliğine değil; paranın ve çaresizliğin gölgesinde satılan hayallere, kadere karşı açılan bayraklara ve her şeye rağmen dik durmaya çalışan bir kadının baş kaldırışına şahitlik edeceksiniz. Karşısındaki güç ne kadar büyük, ne kadar hükümran olursa olsun; kalbindeki merhameti bir kalkan gibi kullanan bir kızın, o taş kalpli adamın dünyasını nasıl sarsacağını göreceksiniz.
Çünkü bazen en sert fırtınalar bile, rüzgarda savrulan incecik bir tülün zarafetine yenik düşer.
Hazırsanız, Urfa'nın o tozlu yollarında, kaderin bizim için çizdiği yere doğru yürümeye başlayalım.
Zira unutmayın; kader bizi çizdiği yere götürür.
Todos os Direitos Reservados