"Vatan dediğin, göğsümüzü siper ettiğimiz topraktı;
ta ki o toprak bizi canlı canlı gömene kadar."
Tungar Timi, vatanın en ücra köşesinde, dondurucu bir dağ pususunda tek bir emir bekliyordu. Ancak telsizden sızan o kan dondurucu ses, düşmana değil, bizzat kendilerine doğrultulmuş bir namluydu.
Tek bir gecede hain ilan edildiler, sistemden silindiler ve ölüme terk edildiler. Ancak hesaba katmadıkları bir şey vardı: Tungar ölmez, sadece pusuda bekler.
Kars ayazında çelikleşmiş, buzdan duvarlarıyla bir lider: Yüzbaşı Arkan Alanguva.
Çanakkale'nin bükülmez gururunu ve keskin zekasını gözlerinde taşıyan bir kadın: Üsteğmen Akça Leyal Açar.
Şimdi, resmi kayıtlarda "yok" hükmündeler. Arkalarında ne bir devlet desteği var ne de sığınacakları bir liman. Ellerinde kalan tek şey; küllerinden doğan o amansız intikam yemini ve birbirlerinin gözlerinde buldukları dilsiz, sarsılmaz bağ.
Karanlık bir ihanetle söndürülen o ateş, şimdi adaleti kendi elleriyle yazmak için geri dönüyor. Bu artık sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil; dağları, şehirleri ve o hileli düzene ait her şeyi yakıp yıkacak olan Morzan Ateşi!
Kar dindiğinde, ihanet edenlerin kanı donacak.
All Rights Reserved