Diana Stark'ın hayatı dışarıdan bakınca kusursuz görünür: Tony Stark'ın kızı, Avengers ailesinin bir parçası, okulunda dikkat çeken, güçlü görünen bir kız. Ama Diana'nın iç dünyası bundan çok daha karmaşıktır. Tony ile ilişkisi sevgiyle dolu olsa da bu sevgi çoğu zaman görünmezdir; Tony sevgisini göstermekten kaçınır, Diana'yı sık sık dışarıda bırakır ve onu özellikle Morgan'ın gölgesinde hissettirecek şekilde geri planda tutar. Bazen korumacı, bazen mesafeli, bazen de birbirlerine kırılıp sonra aynı masada yeniden toplanan bir baba-kız gibidirler. Diana, babasının onu sevdiğini bilir ama bu sevgiyi hissetmekte zorlanır; kimi zaman onun gölgesinde kalmaktan, kimi zaman da bu büyük dünyanın içinde kendi yerini bulmaya çalışmaktan yorulur.
Peter Parker ise hayatına tam da bu karmaşanın ortasında girer. Okul, Avengers Kulesi, Hydra'nın bıraktığı izler, arkadaşlarının soruları ve Diana'nın kendi içinde taşıdığı savaşlar... Diana her şeyi kontrol etmeye çalışırken bazen donar, bazen patlar, bazen de tamamen içine kapanır. Sinir krizleri, kırılmalar, uzaklaşmalar ve yeniden toparlanmalar onun hikâyesinin bir parçasıdır. Peter ise onu sadece anlamaya çalışmaz; bazen sabreder, bazen yanlış zamanda doğru şeyi söyler, bazen de Diana'nın sessizliğinin içinde kalmayı öğrenir.
İki farklı hayat, iki yaralı kalp ve hiç beklenmeyen bir yakınlık... Diana ile Peter önce birbirlerine dayanmayı, sonra güvenmeyi ve en sonunda da birbirlerine gerçekten ait olmayı öğrenir. Çünkü bazen en büyük savaşlar Hydra'ya karşı değil, kendini kaybetmeden sevmeyi öğrenirken verilir.
All Rights Reserved