BU EVDE YAŞAMANIN ÜÇ KURALI VARDI: Ona yaklaşma, ona dokunma ve asla maskesinin ardına bakma.
Pars Ege Üstündağ; gündüzleri holdingin soğuk, ulaşılmaz veliahtı, geceleri ise yeraltı dünyasının 'Yeşil Dev'i. Şehrin en karanlık dövüş ringlerinde adını kanla yazarken, evine döndüğünde tek istediği şey sessizlikti. Ancak hayatına ansızın giren bir yabancı, tüm dengesini bozmaya yemin etmişti.
Larin Soydan; mimarlık fakültesinin en parlak öğrencisi, çizim kalemleriyle geleceğini inşa eden kusursuz bir mimar adayıydı. Ta ki bir gece, babasının ardında bıraktığı korkunç sırlar yüzünden, elinde sadece iki bavulla Pars'ın kapısına bırakılana kadar.
Pars için o, kurtulması gereken bir yükten ibaretti.
Larin için o, sığınmak zorunda kaldığı bir buz dağıydı.
Babasının kurduğu acımasız bir tehdit, ikisini aynı çatı altında nefes almaya zorlarken; Pars, Larin'i kendi krallığından kovmak için her yolu deneyecekti. Ancak ikisinin de unuttuğu bir şey vardı:
Bazı duvarlar, yıkılmak için inşa edilirdi.
Pars maskesinin ardındaki o karanlık adamı saklamaya çalıştıkça, Larin onun içindeki yangını körüklüyordu. Aralarındaki nefreit, her geçen gün yerini tarif edilemez, tehlikeli ve yasak bir çekime bırakıyordu.
Şimdi bir seçim yapmaları gerekiyordu: Ya o duvarların altında beraber ezileceklerdi ya da birbirlerini yakıp küllerinden yeniden doğacaklardı.
"Kuralları sen koydun Pars Ege Üstündağ, ama o kuralları çiğnemek benim işim."
Tüm hakları saklıdır