Dünya sessizliğe mahkum edildiğinde, kalan tek ses onların kalp atışlarıydı.
Her canlı yok olduğunda, geriye sadece son bir yankı kalır; küçük, cam gibi parlayan bir küre. Bu küreler bir zamanlar yaşamış olanların seslerini hapseder. Karan, bu sesleri sonsuza dek yok etmekle görevli olan Vakumcular'ın acımasız lideri; Lara ise o sesleri duyan ve onları yaşatmak için her şeyi göze alan son kişi.
Kader, onları dünyanın en büyük sessizliğinin ortasında karşı karşıya getirdiğinde, ikisi de kendi gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Bir taraf yok etmeye, diğer taraf yaşatmaya ant içmiştir. Ancak yasak olan bir his, her ikisinin de görevinden daha ağır basmaya başladığında, seçmeleri gereken bir yol kalır: Ya dünyayı mutlak bir sessizliğe gömmek ya da aşkları uğruna tüm düzeni bozmak. Bir gün Lara yerde rengarenk bir küre bulur. bu, diğer küreler gibi soluk değildir. O an anlarki evrenin tüm seslerini içinde barındıran bu küreyi canı pahasına koruması lazımdır. Ancak Karanda bu kürenin peşindedir peki, bu yolda savaş için birbirlerini mi yoksa birbirleri için bu savaşı mı feda edecekler?
Sessizlikte yankılanan tek bir soru var: Kalbin, görevinin sesini bastırabilecek mi?
Todos os Direitos Reservados