Solemin ruh sağlığı hastanesinde tedavi altına alınan bir adamı, tedavi etmek için her gün onun ile birlikte aynı tüpün içine giriyorum ama o tedavi olmak yerine beni takıntı haline getirdi. *** "Yorulmuştudur, otursana" "kalsın zaten sandalye yok" "sandalyeye değil kucağıma otur" dizini işaret edince geriledim, "rahar dur yoksa çıkarken seni buraya kilitlerim" "kilitlemek için buna ihtiyacın var" sol elini kaldırınca tüpün anahtarını gördüm. ben daha tepki veremeden elini kaba bir hareket ile belime dolayarak beni kucağına aldı. "artık benim vicdanımın elindesin" bu sözünden sonra acımadan dudakları dudaklarıma saldırdı. eli kalçama doğru ilerlerken ellerimi onu itmek için omuzuna koydum ama ne fayda. eli kalçamı avuçlayıp, kendisine bastırdı... +21 UYARI! BU HİKAYE BİR ÇOK ETKİLEYİCİ UNSUR BARINDIRIYOR VE BUNU BİLEREK OKURSANIZ İYİ OLUR.
More details