Kraliyetin sessiz koridorlarında bir sır, bir kadının ölüm fermanı oldu.
Sarayı yönetenlerin karanlık dünyasına hizmetçi olarak giren genç bir kadın, asla görmemesi gereken bir vahşete tanık olur. Kraliçenin tahtını korumak için çevirdiği kanlı oyun, onun tek çıkış yolunun kaçmak olduğunu hatırlatır. Ancak sarayın surları dışındaki ormanda, dili koparılmış ama zihni intikam hırsıyla bilenmiş, sürgündeki eski bir kraliyet celladı tarafından bulunur.
Muhafızlar annesini acımasızca katlettiğinde, celladın ellerinde hayatta kalan tek bir şey vardı: Bir bebek.
Atena, adalet kavramının yasalarla değil, keskin bir bıçakla tanımlandığı "günahkar kasabasında", bir celladın öğrencisi olarak büyüdü. Şimdi, annesinin kanı hala toprağın altındayken, saraya geri dönme vakti geldi. Ancak bu kez bir hizmetçi olarak değil, Kral'ın kendi eliyle saraya kabul edeceği, halkın "Goodness" adını verdiği o gizemli infazcı olarak.
Atena'nın tek bir amacı var: Tahtı yerle bir etmek. Fakat sarayın altın kafesinde, Kral'ın oğlu Prens Julian ile karşılaştığında, intikamın soğukluğu ile ilk defa hissettiği merhametin sıcaklığı arasında sıkışıp kalacaktır.
Adalet bir tanrıça değil, intikamın ta kendisidir. Ve "Goodness" krallığı temizlemeye geliyor.
( Hikayedeki dönemdeki kraliyet ailesi yarı kurgudur.)
All Rights Reserved