Bir sabah gözlerinizi açtığınızda, yıllardır nefret ettiğiniz aile düşmanınızla aynı yatakta uyansaydınız ne yapardınız?
Peki ya o geceden önce bu adamı hiç tanımadığınızı fark ederseniz?
Şehrin yeraltı dünyası, yıllardır birbirine düşman olan Kozcu ve Sancak aileleri arasındaki kanlı güç savaşıyla yönetilmektedir. Her sokak, her anlaşma ve her ihanet bu iki hanedanın gölgesinde şekillenirken, görünmeyen bir cephede çok daha kişisel bir savaş başlamıştır.
Bir tarafta yıllardır süren düşmanlıklar, diğer tarafta saklanması gereken bir sır...
Silahların konuştuğu, ittifakların bir gecede değiştiği ve kimseye güvenmenin mümkün olmadığı bu dünyada herkesin bir hesabı vardır.
Ama bazı hesaplar kanla kapanır.
Bazı sırlar savaş başlatır.
Bazı geceler ise bütün bir şehrin kaderini değiştirir.
Peki düşmanınızla aranızda paylaşılan tek bir gece, yıllardır süren bir savaşı sona mı erdirir... yoksa çok daha büyük bir felaketin başlangıcı mı olur?
Milena: "Senin dediğin gibi bizimki sadece bir hataydı, Arel Kozcu. Kanımıza karışan o lanet şeyin oyunu... O gece olan her şey maskelerin arkasında kaldı ve bitti. Ben o yüzüğü parmağıma takıp Sencer'le evleneceğim, sen de kendi krallığına döneceksin. Bizim okurumuz yok."
Arel: "Bana yalan söylemeyi kes, Milena. O gece kanımızda ne olduğu ya da ne dediğim artık umurumda değil. Belki o kimyasalla başladık ama şu an gözlerimin içine bakarken hissettiğin şeyin o lanet ilaçla bir ilgisi yok, bunu iyi biliyorsun. Ve şunu sakın unutma: O yüzük o parmağa ben takmadıkça girmeyecek. Eğer sonumuz felaket olacaksa, seninle beraber tüm şehri yakarım; ama seni benden başka kimseye vermem."
All Rights Reserved