Mahsa'nın Aşkı

Mahsa'nın Aşkı

  • WpView
    Reads 377
  • WpVote
    Votes 80
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Sep 5, 2026
WpInfo
Fiction
Romance
Dark Romance
Erotica
Love Triangle
+18 unsurlar bulunmaktadır! Asi cevher Mahsa... Derler ki Şiraz'ın gül bahçelerinde adı anıldığında rüzgâr bile yavaş eserdi. Mahsa'nın bakışlarında insan aklını yitirecek bir büyü, gönülleri esir edecek bir sır saklıydı. Onun güzelliğine dair rivayetler yalnızca Şiraz'ın taş duvarlarında kalmadı; kervanlarla dağları aştı, çölleri geçti, bütün doğunun diline düştü. Kimi onun saçlarında ki geceyi, kimi yüzünde ayın nurunu gördü. Zozan'ın eski masallarını dinleyerek büyüyen Berzan, her gece aynı hayale dalardı. Mahsa... İsmi bile onun kalbine bir şiir gibi düşerdi. Görmediği bir güzelliğe ömrünü adayanlardan olmuştu. Öyle ki bir gece, ağabeyi Ali Mirza'nın yeşil yakutlarla süslü bilyelerini aldı avuçlarına. Berzan bilirdi; bazı cevherler altından daha kıymetliydi. Bazı isimler, insanın kaderine yazılırdı. Ali Mirza on beş yaşında, gözleri kartal bakışlı bir yiğitken görmüştü Mahsa'yı. O an, bütün cihanın güzelliği bir tek yüzde toplanmış gibiydi. O da diğerleri gibi onun büyüsüne kapılmıştı. Ve o gün fark etmişti bilyelerin yokluğunu. Berzan ağabeyinden nice şeyler çalmıştı. Bazen bir hançer, bazen bir yüzük, bazen de çocukça bir heves... Ali Mirza hiçbirine söz etmemişti. Lakin Mahsa... Mahsa yalnızca bir isim değildi. O, kalplere düşen bir ateşti. Şimdi Şiraz'ın bütün sokaklarında aynı soru yankılanıyordu: Delara Hanım'ın gönüllere yara, dillere destan cevheri Mahsa... Kimin kaderine yazılmıştı?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ALMİNA
  • EHVENİŞER
  • Zifir Bedel
  • Çift Kişilik [Tamamlandı]
  • KIRILAN
  • YEMİNİN HÜKMÜ
  • Zoraki Aşk
  • Seni Beklediğim Kadar | Görücü
  • Sen  Benimsin
  • ELA GÖZLÜ DİLBER
ALMİNA

Saat gece yarısı olmuştu normalde asla bu saatlerde dışarıda kalmazdım ya arkadaşların ısrarı üzerine ben halen sokaklarda sürtüyorum biran önce eve gidip sıcacık yatağıma girsem benden iyisi olamayacak ama ben ne durumdayım ıssız boş sokakta koşa koşa eve ulaşmaya çalışıyorum önüme birisi çıkmadan eve varsam diye adımlarımı hızlandırırken önüme bakmaktan önümdeki kişiyi farkedene kadar çarpmayı engelleyemedim tiz bir sesle çığlık atıp popo üstü düşerken bir yandan kendimi ovalamakla bir yandan da kime çarptığımı anlamaya çalışmakla meşguldum o anda özür dilerim diye mırıldanıp karşımdaki kişiye bakmamla önüme dönmem bir oldu suratı ciddi bir ifade ile kaşları çatılmış vaziyette karşımda duvar gibi duran birini beklemiyordum açıkçası bir anda elini uzatmasıyla irkilip geriye doğru sıçradım korkma ufaklık ver elinide kaldırayım seni diyenci içimden sensin ufaklık diye homurdandım benim nerem ufaklık allahını seversen 26 yaşındayım yahu tamam miyon tipliyimde nerem ufaklık, başımı kaldırıp o kocaman eline bakınca biran terettüt etsemde seni bekleyemem hadi demesiyle elimi uzatıp ayağa kalktım.Teşekkür ederim diye mırıldanıp yine mırıldanıyorum çünkü gerçekten karşımdaki adam duvar gibi dümdüz bakıyor biran cesaretle yüzüne bakınca aslında o duvarın çok yakışıklı biri olduğunu anladım ama utanıp ve hatta yine korkup başımı önüme eğince geçmek için izin istedim ama ne oldu izin vermedi ve konuşmaya başladı. "senin gibi bir ufaklığın bu saatte dışarıda ne işi var acaba sorabilirmiyim ?"Ben yine içimden bana ufaklık diye seslenmesine saydırırken cevap vermem gerektiğini hatırlayıp yüzüne bakmadan "ben ufak değilim beyfendi 26 yaşında bir bayanım ve geç olduğunu biliyorum farkında iseniz hızlı hızlı evime gitmeye çalışıyordum o yüzden sizi farkedemedim izin verirseniz evime gitmeyi is

More details
WpActionLinkContent Guidelines