Ben senin yolundaki engel değil, çarptığında paramparça olacağın o duvarım Teoman."
Bodrum'un dalgalı denizi bile bizim sınıfın içindeki fırtına kadar hırçın değildi.
Bir tarafta kalbimi her gördüğünde acıtan, imkansızım olan Aras... Diğer tarafta beni her düştüğümde sarmaya hazır, güvenli limanım Barış.
Ve tüm bunların ortasında, yürüyen bir baş belası: Teoman.
Birbirimizden kelimenin tam anlamıyla nefret ediyorduk. O, okulun en popüler kızı Sıla'yla sevgili olan, attığı her adımla sinir uçlarımla oynayan bir hırttı. Ama ne zaman arkamı dönsem, o keskin gözlerini üzerimde buluyordum. Bana o sinir bozucu sesiyle "Deniz Kızı" dediğinde içimde kopan depremleri durduramıyordum. Benim ona "Hırt" ya da "Mağara Adamı" diyerek ördüğüm duvarlar, onun tek bir dokunuşuyla sarsılıyordu.
Okulun koridorlarında saklanan sırlar, imkansız aşklar ve evimde patlamak üzere olan o büyük bomba... Hepimiz kendi küçük yalanlarımızla büyük bir fırtınaya doğru sürükleniyorduk.
Nefretle başlayan bu tehlikeli oyun, kalbimin pusulasını tamamen altüst etmek üzereydi.
Nefret mi daha güçlüydü, yoksa kaçmaya çalıştığın o çekim mi?
All Rights Reserved