"Bir sır yaz.
Ama unutma...
Sır saklanmazsa, birini yok eder.
Saklanırsa... seni."
Başak'ın sessizliği bir seçim değil, bir hayatta kalma taktiğiydi. Yıllardır sustuğu her şey, içinde gömülü bir mezarlık gibiydi. Kendini bile duyamadığı bir dünyada yaşamaya alışmıştı.
Ama bir sabah...
Telefonunda beliren bir uygulama, tüm sessizliğini delip geçti.
Sırdaş.
Adı gibi karanlık. Amacı gibi gizemli.
Tek bir şey istiyordu:
"Sırrını yaz. İçinde tutarsan, o seni yutar."
Başak başta bunu bir oyun sandı.
Ama her yazdığı kelime, gerçekliğin ipini çözmeye başladı.
Bilinmeyen bir el onun hayatına dokunuyordu.
Ve belki de Başak'ın susarak koruduğu geçmiş, artık onu avlamaya geliyordu.
Geçmişte söylenmemiş sözler,
İçinde bastırılmış çığlıklar,
Yarım kalan yüzleşmeler...
Hepsi sırdaş'ın karanlık algoritmasında tek tek hesap ediliyordu.
Ama soru şuydu:
"Sırlarını korumak için susar mısın...
yoksa konuşup her şeyi riske mi atarsın?"
All Rights Reserved