Gece Yarısı

Gece Yarısı

  • WpView
    Reads 7
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jun 30, 2026
"Herkes yalan söyler. İnandırmasını bilmektir maharet." Selin için hayat, dört yıl önceki o kanlı virajda, annesini kaybettiği gün durmuştu. O günden beri yaz kış yanından ayırmadığı o çiçekli fular, sığındığı tek sığınağıydı. Ancak o virajın karanlığı sadece annesini almamış, arkasında birbirine düşman iki yaralı adam ve üzeri alelacele kapatılmış sırlar bırakmıştı. Bir yanda her gece aynı kâbusta boğulan ve korumak adına Selin'i bir kafese kapatan öz abisi; diğer yanda ise geçmişin küllerinden doğup intikam ateşiyle Selin'in hayatına sızan gizemli bir yabancı. Selin boynumdaki fuların ipliklerini stresle çekiştirip bir çıkış yolu ararken, kütüphanenin o soğuk masasında fısıldanan gerçekler inandığı her şeyi kâğıt gibi yırtıp atacaktı. Şimdilik herkes kendi yalanını yaşıyor. Ve Selin, kalbine sinsi bir zehir gibi sızan bu geçmişin içinden sağ çıkabilmek için tek bir soruya cevap vermek zorunda: Kendi kanından olana mı inanacaktı, yoksa ailesini darmadağın eden o yabancıya mı? Çünkü bu hikâyede oyun yeni başlıyor ve masumların kalbi, kırılacak ilk şey olacak
All Rights Reserved
#14
çelişki
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • Halısaha |texting
  • MAHİ (Mahalle Hikâyesi)
  • Cömert Abi / Texting
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • Capo'nun Gelini (+18)
  • EX'İM Mİ? / Text
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • eren'e ahiret soruları.
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines