Her lise kurgusunda şebeklik yapan, sınıfı güldüren o erkek karakter genelde yan karakter olur, değil mi? Ana karakterlerin aşk acısını teselli eder, arayı bulur ama asla esas kızın kalbini kazanamaz.
Peki ya bu hikaye benimse? Ve benim hikayemin başrolü, o herkesi güldüren komik çocuksa?
Balım, hayatın sıradan koşturmacası içinde kendi halinde yaşarken, okulun en fırlama, en tahmin edilemez ve en gürültülü çocuğu Orkun'un radarına takılacağından tamamen habersizdi. Müdürün odasını 'Kalbimi çaldı' diye basacak kadar çılgın bir çocukla uğraşmak, Balım'ın hayatını tamamen altüst edecekti. Tabii bu sırada kendi kalbini de o şebeğe kaptırmazsa.
Hikayeden bir kesit:
"Müdürüm, 12D'den bir kız benim en değerli şeyimi çaldı" dedi Orkun üzgünce.
Müdür şaşkınlıkla baktı. Kolejde asla hırsızlık olayı olmazdı. Hem de Orkun'un eşyasını asla. Ama yeğeni Orkun da asla yalan söylemezdi.
Beraber sınıfa inerlerken müdür kapıyı tıklatıp öğretmenden özür dileyerek içeri geçti. Orkun hemen parmağıyla Balım'ı işaretleyerek:
"Evet müdürüm, bu kızı diyorum!" dedi bağırarak.
Balım şaşkınca onlara bakarken müdürün söylediğiyle daha da şaşırdı.
"Eşyanı Balım mı çaldı çocuğum?" dedi müdür.
Balım ve Orkun aynı anda şaşkınlıkla:
"Eşyasını mı?"
"Eşyamı mı?" diye sordular.
Müdür anlam veremeyerek Orkun'a bakarken, o kahkaha atarak:
"Ne eşyası müdürüm? Bu kız benim kalbimi çaldı, kalbimi" diye ağlamaklı bir sesle konuşunca sınıfta bir uğultu koptu.
Müdür,
"Kaç Orkun" diye dişlerinin arasından tıslarken, Orkun arkasına bile bakmadan koşmaya başladı.
All Rights Reserved