prince's bedroom /arteo

prince's bedroom /arteo

  • WpView
    LECTURAS 2,052
  • WpVote
    Votos 257
  • WpPart
    Partes 7
WpMetadataReadContenido adultoContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación mar, jul 21, 2026
WpInfo
Ficción
Histórica
Realeza
Regencia
Guerra y Militares
On iki yaşında ilk kez kana bulanan Aras, savaş meydanlarında büyüdü. Her zaferi ona bir dilek hakkı kazandırdı; her kaybettiği gece ise ruhundan bir parça kopardı. Yirmi iki yaşına geldiğinde, krallığın en genç şövalye kaptanı olarak anılıyor, adı düşman ordularında bile fısıltıyla söyleniyordu. Taht salonunda herkes onun toprak, altın ya da soyluluk isteyeceğini düşündü. Aras ise yıllardır biriktirdiği dilek haklarını tek bir tanesini bu cümlede harcadı: "Veliaht prensin geceleri bana ait olsun." Saray buz keserken, yaşlı kralın yüzündeki korku ilk kez görüldü. Çünkü Aras'ın dileği yalnızca bir adamı değil, krallığın üzerine çökmekte olan kadim laneti de uyandırmıştı. O geceden sonra sarayın koridorlarında gölgeler yürümeye, duvarlardan fısıltılar yükselmeye başladı. Ve herkes aynı soruyu sormaya başladı: Aras gerçekten prensi mi istiyordu Yoksa Krallığı mı?
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • İki Cihan Arasında
  • Dük ile Beş Çayı
  • Mühr-ü Kader
  • Sultan-ı Aşk
  • Güneşin Ağıdı
  • Kara Peçe
  • Aşk-ı Derun
  • Güzgelin🍂
  • Şafağın Şarkısı
  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)

"Biri Roma'nın hiç sönmeyen ateşi, diğeri Kayı'nın sarp kayalara çarpan fırtınası..." Söğüt'ün ayazı yerini baharın ilk müjdesine bıraktığında, kader iki ayrı dünyayı tek bir dere kenarında birleştirdi. Bir tarafta Kayı'nın izzetli kızı, kılıcı namusu, bakışı vatanı olan Fatma; diğer tarafta Roma'nın yenilmez komutanı, yüreği buz tutmuş heybetli Flavius. O gün atılan bir ok, sadece bir Moğol nökertini değil, iki düşman kalbi de tam ortasından vurmuştu. Bir bakışta başlayan o sessiz yemin, Bizans'ın soğuk zırhları ile Türkmen obasının kutsal ateş arasına ekilen yasak bir tohumdu. Ve sonra... Araya kan girdi. Araya surlar, dualar ve diller girdi. Yıllar birer birer takvimden dökülürken; biri Roma'nın en keskin kılıcı oldu, diğeri obasının elif gibi dik duran hatunu. Biri Bursa'yı canı pahasına savunmaya yemin etti, diğeri o kaleyi fethetmeyi düşleyen bir neslin evladıydı. Şimdi, aradan geçen koca bir ömürden sonra, kader onları tekrar karşı karşıya getiriyor. Ama bu kez çiçekli kırlar yok; barut kokusu, kılıç şakırtısı ve kuşatma altındaki bir şehrin feryadı var. Yüreğe düşen bir isim, bir imparatorluğun kaderini değiştirebilir mi? İmanın ve sadakatin sınandığı bu meydanda, aşk kendine sığınacak bir kale bulabilir mi? "Gözlerini benden kaçırma Fatma... Ben o oku attığım gün, seninle birlikte kendi kaderimi de vurdum."

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido