Legend: The Ashes Forgotten by the Gods
Paris. Soğuk bir kasım gecesi. Otuz dört yaşındaki Louis, hayatından nefret eden, intiharı mantıklı bir çözüm olarak gören stratejik bir deha. Düşünce fırtınalarında boğulurken attığı son adım, onu sekizinci kattan boşluğa bırakır.
Ama ölüm, onun için bir son değil, yalnızca bir aktarım noktasıdır.
Gözlerini savaşların, canavarların, büyülerin ve ırk çatışmalarının yaktığı bir ortaçağ dünyasında açar. Bedeni bir bebektir ama zihninde modern dünyanın tüm bilgisi, tüm nefreti ve tüm yalnızlığı sapasağlam durmaktadır.
Adı artık Legend Fontaine'dir. Ve alnındaki işaretle birlikte ona bahşedilen güç... hattı hesabı olmayan, tanrıları bile korkutabilecek nitelikte bir güçtür.
Kraliyet ailesinin himayesinde büyürken, soğuk kanlı zekasını ve sınırsız büyü gücünü kullanarak sarayın en gizemli silahına dönüşür. Ama Legend, tahtın gölgesinde bir piyon olmak için doğmamıştır.
Kaosun kalbinde kendi kaderini çizecek, bu dünyanın tanrılarına meydan okuyacak ve belki de... kendine yeniden anlam bulacaktır.
"Bu dünya benim satranç tahtam. Ve artık tek bir piyon bile kaybetmeye niyetim yok."