Torosların eteklerinde, Konya'nın Avşar yöresinde geçen bu roman; kaderleri birbirinden tamamen farklı iki insanın, zorlu hayat şartları ve aşiret düzeni içinde filizlenen hikâyesini anlatır.
Yörük kızı Yezda, annesinin ölümünden sonra çocuk yaşta omuzlarına yüklenen ağır sorumluluklarla yaşamayı öğrenmiştir. Yatalak babasına bakmak ve küçük kız kardeşi Meryem'i okutabilmek için dağlarda çobanlık, tarlalarda ırgatlık yapar. Doğanın dilini bilen, şifalı bitkiler konusunda eşsiz bir bilgiye sahip olan Yezda, merhameti ve cesaretiyle ayakta kalmaya çalışmaktadır.
Öte yanda, Avşar yöresinin en güçlü aşiretinin genç lideri Koca Ali vardır. Babasının ölümünün ardından aşiretin başına geçen Ali, otoritesi, sert mizacı ve sarsılmaz iradesiyle tanınır. Kalbini duygulara kapatmış, yalnızca aşiretinin geleceğini ve en büyük sırdaşı olan asil atını önemseyen bir liderdir.
İki farklı dünyanın yolları, ıssız bir yaylada beklenmedik bir anda kesişir. Zehirli bir dağ yılanının soktuğu atını acısından kurtarmak için öldürmeye karar veren Koca Ali'nin karşısına çıkan Yezda, hiçbir korku göstermeden silahın önüne geçer. Doğadan öğrendiği kadim bilgiler ve şifalı bitkiler sayesinde atı ölümün kıyısından döndürür. Bu olay, Koca Ali'nin hayatındaki tüm dengeleri değiştirirken, Yezda'nın da kendisini aşiretlerin, sırların, güç mücadelelerinin ve büyük bir aşkın tam ortasında bulmasına neden olur.
Ancak bu aşkın önünde aşiret gelenekleri, kan davaları, sınıf farkı, ihanetler ve geçmişten gelen karanlık sırlar vardır. Yezda ile Koca Ali, yalnızca birbirlerine kavuşmak için değil; adalet, onur ve özgürlük uğruna da mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Torosların eşsiz doğasında geçen bu roman; aşk, fedakârlık, töre, aile bağları, cesaret ve umudun iç içe geçtiği, duygusal olduğu kadar sürükleyici bir
All Rights Reserved