Kalpten Sessiz

Kalpten Sessiz

  • WpView
    Reads 20
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published about 22 hours ago
Kalpten Sessiz İki güçlü zihin. İki ayrı dünya. Tek bir şirket... ve söylenmeyen her şeyin ortasında büyüyen bir sessizlik. Helyana Kaya, başarıyı duygularla değil, kusursuz hesaplarla inşa etmiş bir kadın. İsviçre'den Dubai'ye, oradan Malezya'ya uzanan hayatında tek bir hedefi vardır: geçmişini geride bırakmak ve kendi imparatorluğunu ayakta tutmak. Soğuk görünür, erişilmezdir, kimseye yaklaşmaz. Ama kimse onun içindeki sessiz kırıkları bilmez. Baran Kaya ise kontrolün kendisi olmuş bir adamdır. Almanya'da geçen yılların ardından, trajik bir kaybın gölgesinde Kuala Lumpur'daki dev şirketin başına geçmek zorunda kalır. Zeki, mesafeli ve kusursuz derecede mantıklıdır. İnsanları analiz eder ama onlara yaklaşmaz. Ta ki onu görene kadar... Aynı binada, aynı sistemin içinde, birbirlerinden habersiz iki kişi... Bir toplantıda kesişen bir bakış, çözülemeyen bir problem ve hiç konuşulmadan kurulan bir denge. Aralarında ne bir temas vardır ne de açık bir yakınlık. Sadece giderek büyüyen bir farkındalık... ve sessizce değişen bir denge. Bazen en güçlü bağlar, söylenmeyen cümlelerde saklıdır. Ve bazı hikâyeler... kalpte başlar ama asla yüksek sesle anlatılmaz.
(CC) Attribution-NoDerivs
#44
gizem
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • EX'İM Mİ? / Text
  • Abisinin Gülü | Texting
  • Cömert Abi / Texting
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • Halısaha |texting
  • MAHİ (Mahalle Hikâyesi)
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • Capo'nun Gelini (+18)
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines