Asiye Hanım'ın, "Evin hizmetçisini bile istediler bizden, siz hâlâ Yaren'i istemeye geleceksiniz," diyerek ortaya konuşmasıyla adımlarım aniden kesildi. Benden bahsettiğini anlamam uzun sürmemişti. Beni hiçbir zaman sevmezdi zaten. Nedensizce, her fırsatta iğneleyici kelimeleriyle huzurumu kaçırmayı kendine amaç edinmişti sanki.
Salondan çıkmak için arkamı döndüğümde, Yaren'in teselli eden "kafana takma" bakışıyla ve Halil İbrahim'in çatılan kaşlarıyla karşılaştım. Asiye Hanım'ın sırtı bana dönük olduğu için yarattığı yıkımın farkında bile değildi. Ya da tam aksine, her şeyin bilincindeydi.
"Evlilik yaşı gelmiş... Başta ana yok, baba yok; kütürüm bir kardeşle kalmış ortada. Sırf güzel diye soranı çok oluyor ama durumunu öğrenen arkasına bakmadan kaçıyor. Allah insana çirkin şansı verseymiş," diye ağzına geleni ardı ardına sıraladı.
Odada daha fazla kalamadım. Kendimi mutfağa zor atıp kapıyı kapattığım an, gözyaşlarım benden bağımsızca yanaklarımdan süzülmeye başladı
Tüm hakları saklıdır