Adalet bazen bir mahkeme salonunda değil, iki insanın arasında yargılanır.
Meyra Ahu Demir, kanunlardan başka hiçbir şeye inanmayan bir Cumhuriyet Savcısıdır. Kaan Turan Karaaslan ise hakkında onlarca dosya bulunan, yüzünü görenin sustuğu, adının fısıltıyla anıldığı bir suç örgütü lideridir.
Bir gece gelen iki mesaj, yıllardır birbirini uzaktan takip eden iki hayatı geri dönülmez biçimde kesiştirir.
Bu, yalnızca bir suçlunun peşine düşen bir savcının hikâyesi değil...
Doğru ile yanlışın, vicdan ile sadakatin, hüküm ile günahın birbirine karıştığı bir savaş.
Çünkü bazı insanlar hayatınıza tesadüfen girmez.
Bazıları, bütün doğrularınızı yeniden yazmak için gelir.
Ve bazen en ağır ceza, sevdiğiniz insanı kaybetmek değildir...
Onu yaşarken bile yavaş yavaş kaybettiğinizi bilmektir.
Alle Rechte vorbehalten