"Bazı sesler duyulmak için değil, hayatta kalmak için yükselir.
Bazı çocuklar hayata bir adım geriden başlar.
Aybars, Sarp, Kutay ve Hazan...
Aynı mahallenin dar sokaklarında büyüyen, aynı devlet lisesinde okuyan, okul çıkışında çalışıp akşam eve yorgun dönen dört genç.
Sene 2011.
Birinin cebinde otobüs kartını dolduracak para yoktur.
Birinin annesi her sabah gün doğmadan işe gider.
Birinin babası eve sadece öfke getirir.
Diğeri ise hayallerini kimseye göstermediği eski bir defterin sayfalarına saklar.
Onları ayakta tutan tek şey birbirleridir.
Ve müzik...
İlk başta sadece biraz para kazanabilmek için başkalarının şarkılarını söylerler. Küçük kafelerde, okul etkinliklerinde, sokak köşelerinde... Kimse isimlerini bilmez. Kimse onların hikâyesini merak etmez.
Ta ki bir gün, başkalarının şarkılarını söylemek yerine kendi hayatlarını yazmaya karar verene kadar...
Çünkü bazı yaralar konuşarak değil, şarkı söyleyerek anlatılır.
Ama hayaller büyüdükçe sırlar da büyür.
Söylenemeyen aşklar...
Yarım kalan dostluklar...
Yanlış anlaşılan vedalar...
Ve yıllar sonra milyonlarca insanın dilinden düşmeyecek bir şarkının ardında saklı dört kırık hayat...
NİSYAN SENFONİSİ, yalnızca bir grubun yükseliş hikâyesi değil; yoksulluğun, dostluğun, ilk aşkın ve vazgeçmemeyi seçen dört gencin birbirine tutunarak büyümesinin hikâyesi.
"Belki sesimiz küçüktü... Ama hayallerimiz bütün şehri dolduracak kadar büyüktü."
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang