"İnsanlar kime inanır; iyileştirene mi, yoksa emredene mi?"
İki büyük krallığın tam sınırında, yaklaşan savaşın gölgesinde unutturulmuş bir sınır kasabası: Waldhain. Sokakları çamurlu, insanları korku içinde ve tepesindeki taş kilise mutlak bir itaat istiyor. Ancak kasaba halkının hastalandığında kapısını çaldığı yer kilisenin şifahanesi değil; ormanın derinliklerinde, sessiz köklerin felsefesiyle yaşayan gizemli şifacı Leah'nın kulübesi. Kilise için o sadece bir şey: Non sub auctoritate - Otorite altında olmayan, düzeni bozan en tehlikeli düşman.
Sınırda savaş patlak vermek üzereyken, kilisenin emriyle düzeni sağlamak için kasabaya demir yumruklu bir komutan ayak basar: Siyah kalkanıyla ve tavizsiz adaletiyle tanınan Şövalye Hermann. Görevi nettir; sınır güvenliğini sağlamak ve kilisenin otoritesine karşı gelen her odağı ezmek.
Biri doğanın sessiz kurallarıyla yaraları sarmaya çalışan bir asi, diğeri o kuralları yok etmek için kılıç kuşanmış bir düzen koruyucu. İki düşman kutup olarak karşı karşıya gelen Leah ve Hermann, yaklaşan savaşın vahşeti ve kilisenin karanlık entrikaları arasında sıkışırken, kader onları hiç tahmin etmedikleri bir ortaklığın içine sürükleyecek.
Şifa her zaman çağırıldığı yere gelmezdi; bazen kaçılması gereken karanlık bir geceydi. Ve o gece, Waldhain için yeni başlıyordu.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang