VEFADARIM

VEFADARIM

  • WpView
    Reads 187
  • WpVote
    Mga Boto 52
  • WpPart
    Mga Parte 11
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeHuling na-publish Fri, Sep 11, 2026
WpInfo
Fiction
Mystery
Conspiracy
Kidnapping
Murder
Gürültülü, duman altı salonun ortasında zaman, sadece ikisi için akmayı kesmiş gibiydi, sahnenin tam ortasında, spot ışıklarının altında duruyordu kadın. Üzerine düşen her ışık huzmesi, esmer tenini sıyırıp geçerken onun büyüleyici güzelliğini salondaki herkese ama en çok da tam karşı masadaki o adama ilan ediyordu. Bahtı gibi kapkara, geceyi andıran saçları tutam tutam önüne düşüyor, her baş hareketinde dalgalanıyordu. Ancak bu kusursuz güzelliğin tezatında, dudaklarından dökülen feryat gibi acı bir şarkı vardı. Öyle içten, öyle ruhunun derinliklerinden söylüyordu ki, salondaki her bir sessizlik sanki kadının söylediği acı dolu nakaratları kendi yüreklerinde hissediyordu. Kadının ela gözleri, şarkı boyunca karşısında onu izleyen adamdan bir an bile ayrılmadı. Bakışları adamın ruhuna çakılı kalmıştı. Adam ise masada tek başınaydı. Önünde yarılanmış bir rakı kadehi, elinde donup kalmış parmakları... Sadece bakıyordu. Kadının her bir notasında, sesinin her bir titreyişinde içindeki o derin sızıyla kahrolarak yudumluyordu içkisini. Sustu adam; kelimeler böylesi bir sesin karşısında hükümsüzdü zaten. Konuşmadı, şarkıya eşlik etmeyi bile denemedi, sadece kadının o güzel, o ciğerden gelen sesini dinledi. Fakat dili sussada gözleri susmuyordu adamın. Çaresizce, dilsizce haykırıyordu kadına olan sevdasını. Kehribar rengi gözleriyle anlatmaya çabalıyordu; onu ne kadar çok sevdiğini, bu aşkın onu nasıl yakıp kül ettiğini bakışlarıyla fısıldıyordu sahneye doğru. ______ "Yaptığım günahları affını tanrıdan değil senden diliriyorum, kınalı gözlüm..." "Bende, günahıma giren her kelamını, sana helal etmiyorum zalim adam"
All Rights Reserved
#28
suç
WpChevronRight
Sumali sa pinakamalaking komunidad ng pagkukuwentoMakakuha ng personalized na mga rekomendasyon ng kuwento, i-save ang iyong mga paborito sa iyong library, at magkomento at bumoto para lumago ang iyong komunidad.
Illustration

Magugustuhan mo rin ang

  • İzler Kalır/Gerçek Ailem
  • YAR'I YARAM
  • TUMBLR HİKAYELERİ
  • Kaybolan Yıllar| Asker & Savcı
  • "Aşk Eşittir Biz" (AlNaz)
  • Novel Önerileri
  • l married a dead
  • SELEMERÇE Serisi: Esir Ruhlar I-II-III
  • inner screams.

Adım İz. Adım gibi iz bırakmaya gelmiştim. Peki ya kime bırakacaktım? Kendime mi? Yoksa hiç görmediğim aileme mi? Yaşamak bu kadar zor olmamalı değil mi? Peki neden bu kadar zor? Kızların en büyük yarası ailesidir derler. Doğru. Benimde. Omzuma astığım çanta ile sessizce koridorda ilerliyordum. Siyah, kısa saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırıp, etrafa baktım. Kimse yoktu. Merdivenlerden sessizce inip kapıya ulaştım. Yurdun kapısı geceleri kilitli olurdu ama neyse ki bende anahtar vardı. Kapıyı açıp sessizce kapattım. O sırada merdivenlerin bitiminde ki, bankta gözüm takılı kaldı. Yurdun bahçesinde ki bu banka, küçükken ne kadar oturup annemi beklemiştim hatırlamıyorum. Saatlerce beklemiştim annemin, babamın gelip beni almasını, evimize gitmeyi ama hiçbir zaman gelmediler. Küçük kız çocuğu hiç pes etmeden beklemeye devam etti. Ama ben artık o küçük kız çocuğu değildim. Büyüyünce gelmeyeceklerini anlayınca artık bir daha asla bu banka oturmamıştım. Beklememiştim. Şimdi ise yıllar sonra oturdum bu banka. Zihnim de ise, yıllar önce bu banka oturup annemin gelmesini beklerken söylenenler yankılandı. "Annen ve baban seni hiç sevmedi." "Salak mısın kızım? Annen seni sevseydi çöpe atmazdı." Ben ise sadece sustum. Sadece sustum. Beni isteselerdi, sevselerdi bir çöp gibi, çöpe atmazlardı. Kışın buz gibi havada yeni doğmuş bir bebeği çöpe atmazlardı. Küçükken itiraz ederdim. Artık etmiyordum çünkü hepsi haklıydı. Peki ya bunca yıl sonra ortaya çıkan ailemi ben kabul eder miydim? Hayır. Koca bir hayır.

Karagdagang detalye
WpActionLinkMga Alituntunin ng Nilalaman