Hayatta yaptığımız her seçim, yaşadığımız her küçük an bir yola çıkar. Bazen bir pişmanlık sürükler yolu yokuşa, bir inanç sürer bizi daracık bir patikaya. Bir kararsızlık öylece dolandırır bizi döner kavşakta. Ve aşk... Tam da en umutlu, en heyecanlı, en tutkulu olduğumuz zamanda tüm tabuları yıkar gibi rotayı belirler çıkmaz sokağa. Oysaki sokağın sonundaki 'çıkmaz sokak' tabelasını görene dek pır pır eder yürek, kanatlanıp uçmak ister. Umudun, inancın, tutkunun, heyecanın yerle bir olduğu bu iki kelime kırar yüreğin kanatlarını. Ama yürek arsızdır. Yara da alsa, kanatları da kırılsa mıh gibi saplar kendine 'aşk' ın adını. Böyle bir durumda söz geçirebilir misiniz yüreğinize? Söküp atabilir misiniz onu içinizden? Yoksa sarıp sarmalar mısınız onu, küçük bir serçe gibi? Her pır pır ettiğinde, her kanat çırpmak istediğinde bir umut tebessümü sunar mısınız ona? Belki sizler de yüreğinizdeki serçe ile aklınızdaki sırtlan arasında kalmışsınızdır. Aklınızdan geçen her güçlü, kararlı, otoriter fikriniz; yüreğinizdeki o kırılgan, naif, hevesli duygularınızla bir çatışma halindedir. Fikirleriniz bir av olup duygularınızı avlayabilir mi, bir sırtlan serçeyi hiç kuşkusuz yutabilir mi? Eğer siz de bu soruların cevabını henüz bulamadıysanız, Firdevs'in yolu size ışık tutacak. Onun yolundaki her tabela, her durak; sizin yolunuzda ilham olacak. Var mısınız bu rotayı beraber oluşturmaya?
More details