Kahramanlar...
Ne iyiler, değil mi?
Kimileri barışı temsil eder.
Kimileri umudu.
Kimileri ise zaferi.
Peki ya bir kahraman, insanlara yalnızca yaşamayı, korksa bile ileri atılmayı ve her nefeste özgürlüğü hissettirmeyi temsil ediyorsa?
Hayate Kanzaki'nin hikâyesi, U.A.'ya kabul edildiği gün başlamadı.
Ne ilk kahraman kostümünü giydiğinde...
Ne de insanlar ona "Jetstream" demeye başladığında.
Onun hikâyesi çok daha önce başladı...
...Bir çocuğun, televizyon ekranının karşısında hayran olduğu kahramana bakıp,
"Ben de bir gün böyle olacağım."
demesiyle...
Bu; rüzgârı kontrol edebilen bir kızın değil, kendi yolunu bulmaya çalışan bir insanın hikâyesi.
Dostlukların, kayıpların, başarısızlıkların, kahkahaların ve bazen de sessizliğin...
Ve en önemlisi...
Her şeye rağmen gülümsemeyi seçen bir kahramanın hikâyesi.
Çünkü bazen bir kahraman, insanlara sadece umut vermez.
Bazen onlara yeniden heyecan duymayı da öğretir.
İşte bu, Hayate Kanzaki'nin hikâyesi.
Todos los derechos reservados