ŞAFAĞA KADAR

ŞAFAĞA KADAR

  • WpView
    LECTURAS 3,261
  • WpVote
    Votos 4
  • WpPart
    Partes 1
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación sáb, oct 20, 2018
"Dünya henüz pes etmedi, yaşayan son insan ölene kadar da etmeyecek." Bugün o karanlık günün 864. günü. 864 gün önce, sıcak bir yaz akşamında kimliği belirsiz varlıklar tarafından işgale uğradı. Birkaç gün içinde milyonlar, birkaç hafta içerisinde milyarlarca insan esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu. Sokaklar, caddeler, sahil kenarları veya alışveriş merkezleri... Kısaca akla gelebilecek her yer o karanlık günden sonra bomboş. İşgalciler hâlâ dünyamızda. Onlara karşı tek avantajımız: sadece gece olduğunda ortaya çıkmaları. İşgalin gerçekleştiği gün şehirde büyük bir kaos hakimdi. Annemi ve babamı o kargaşa sırasında kaybettim. Cansız bedenlerinin, kalabalığın arasına dalan bir arabanın altında kalıp, metrelerce sürüklenişlerini izledim. Onlardan bana geriye kalan tek mirasımızı korumaya yemin ettim, kardeşimi... Henüz on dört yaşında olmasına rağmen bu durumun üstesinden gelmeye çalışıyor. En büyük üzüntüm ise çocukluğunun bahar yıllarını yaşayamamış olması. Tanrıdan tek dileğim, kardeşimden önce ölmemek. Çünkü ben ölürsem, o bu dünyada tek başına ayakta kalamaz.
Todos los derechos reservados
#13
sis
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido