"Işık herkesi kör ettiğinde, geriye sadece karanlığın esareti kalır."
Öz ailesi tarafından kendi kirli günahları ve kumar borçları karşılığında feda edilen Jungkook, Kim malikanesinin devasa demir kapılarından içeri adım attığı an tamamen yalnız ve çaresizdi. Üzerindeki döküntü kıyafetleri, yüzündeki taze morlukları ve titreyen bedeniyle, bu acımasız cehennemde hayatta kalmaya çalışan ürkek bir çocuktan farksızdı.
Şehrin yer altı dünyasını diz çöktüren kibirli mafya lideri Kim Taehyung, elindeki sınırsız güçle bu kırılgan genci tamamen kontrolü altına alabileceğini düşünüyordu. Malikanenin soğuk duvarları arasında Jungkook'u açlıkla, susuzlukla ve bedeninde bırakacağı ağır kırbaç izleriyle eğitmeye, onu kendine itaatkar bir köle yapmaya kararlıydı.Jungkook ise canı her yandığında, teninden akan her damla kanla bu zalim kurallara boyun eğmekten başka çaresi olmayan, savunmasız bir kurban rolünü oynamak zorundaydı. Herkes onun bu katliam gibi hayatın ortasında tamamen ezildiğini, korkudan aklını kaçırdığını sanacaktı.
Ancak o kibirli imparatorluğun unuttuğu ölümcül bir gerçek vardı: Karanlıkta büyüyen bir çocuğu, asla karanlıkla korkutamazdınız.
Siyahın esareti bu malikanenin üzerine çöktüğünde, o darmadağın saçların arkasında saklanan buz gibi gözler, Kim Taehyung'un inşa ettiği krallığın sonunu hazırlayacak olan en tehlikeli pusunun fitilini ateşleyecekti.
Arkadaşlar bu hikayenin önsözünü okuduktan sonra bir sürü plot twist yaşayacaksınız
ve bu benim ilk hikayem umarım beğenirsiniz 🎀✨️
All Rights Reserved