Savaş bitti, dediler.
Oysa bazı savaşlar, ateşkes imzalandıktan sonra başlar.
Ben ülkeme döndüğümde evimi değil, yokluğunu buldum.
O ise savaşın tam ortasından çıkmıştı; yaralarını kimse görmüyor, sessizliğini herkes duyuyordu.
Yollarımız, ailesini kaybetmiş çocukların kaldığı küçük bir yetimhanede kesişti.
İkimiz de başkalarını iyileştirmeye çalışıyorduk.
Meğer en çok iyileşmeye ihtiyacı olan bizmişiz.
Bir insanı sevmekle, ona tutunmak arasındaki çizgiyi fark edemedik.
Ve bir gün.
Birimiz gitti.
Diğeri, geriye kalan tek şeyi eline aldı.
Siyah kapaklı bir defter.
Her sayfasında söylenememiş cümleler.
Her satırında biraz daha eksilen iki insan...
İnsan sevdiğine dürüstçe açılmak varken neden kapaklı sayfaların ardına saklanmayı seçerdi ki?
Bu, savaşın hikâyesi değil.
Bu, savaştan kurtulup yine de kendini kurtaramayan iki insanın hikâyesi.
Çünkü bazen en büyük yıkım, bombaların sustuğu yerde başlar.
Kalabalıkların içinde birbirimizi bulduk.
Ama birbirimize ulaşırken kendimizi kaybettik.
Todos os Direitos Reservados