Gün batımı, ağaçların sık yaprakları arasından süzülüp aramızda bakır rengi bir çizgi çekiyordu. Uçurumun tam eşiğindeydik; bir adım ötemiz sonsuz bir boşluk, bir adım gerimiz ise zaten çoktan küle dönmüş bir geçmişti. Verdiğimiz düzensiz nefesler, soğuyan havada birbirine çarpıp tek bir soluğa dönüşüyordu.
Bakışları bir an olsun durulmadı. Koyu gözleri ağır ağır dudaklarıma kaydı, oradaki amansız mühürü okur gibi duraksadı ve hemen ardından yeniden yeşillerimin en derin yerine tırmandı. Aramızdaki mesafe bir santimden azdı ama uçurumdan daha derin hissettiriyordu.
"Gidersen," dedi, sesi rüzgârın uğultusuna karışan tehlikeli bir fısıltı gibiydi. "Seni döndüğünde aynı adam olarak beklemem."
"Gidersem," dedim, gözlerinin içine tek bir geri adım atmadan bakarak. "Seni döndüğümde aynı tutkuyla sevmem."
All Rights Reserved