TÂRUMAR
#TEXTİNG-LİSE KURGUSU
Niran Güniz, on sekiz yıllık hayatında sevgiyi yalnızca uzaktan izlemişti. Onun için "ev", huzurun değil korkunun; "aile" ise güvenin değil yaraların adıydı. Konuşamadıklarını defterine yazıyor, yazdıklarını ise kimse okumadan karalıyordu.
Ta ki attığı tek bir mesaj, hayatını geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirene kadar...
🌺
Kaşlarımı çatıp sertçe ona döndüm. "Soru bana soruldu."
"Ben de cevap verdim." dedi sakinliğini bozmadan.
"Sen benim yerime neden cevap veriyorsun?"
Dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı. "Çünkü gerek yoktu."
Kollarımı göğsümde birleştirip ona meydan okurcasına baktım. "Sen ben misin?"
Arhan gözlerini gözlerime kilitledi. Bir an bile tereddüt etmedi. "Hayır..." dedi alçak ama kendinden emin bir sesle. "Sen benimsin."
Zaman sanki bir anlığına durdu. Batuhan'ın elindeki bardak havada kaldı, Aybars şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı, Deniz ise ne diyeceğini bilemez hâlde önce bana sonra Arhan'a baktı.
En çok şaşıran ise Arhan'dı. Sanki o cümle, zihninden geçmeden doğrudan kalbinden çıkıp dudaklarına ulaşmıştı.
Masayı ağır bir sessizlik kapladı. Ben ise o sessizliğin ortasında, göğsümde deli gibi çarpan kalbimin sesini bastırmaya çalışıyordum. Düşüncelerim birbirine dolaşıyor, nefes almak bile garip bir çabaya dönüşüyordu. O iki kelime, zihnimin içinde durmadan yankılanıyordu.
Kafamın içi darmadağındı. Şaşkın bakışlarla yüzünü izlemeye devam ediyordum. Söylediği iki kelime zihnimde durmadan yankılanıyor, her tekrarında kalbim göğüs kafesime biraz daha sert çarpıyordu.
Ne diye onunla tartışmaya çalışıyordum ki zaten? Kendi ayağımla ateşe yürüyordum resmen.
🌺
Başlama tarihi; 31.07.2026
Bitiş tarihi;-