Bu kitap, ölümsüz bir adamın hayat hikayesini anlatmaktadır.
-
"İnanır mısın, yaşadıkça emin oluyorum öleceğimden." dedi Tan kendi kendine konuşuyormuş gibi. "Her öleceğimi hissettiğimde, içimde zerre kadar da olsa dirilememenin endişesi doğuyor. Sonra yine gözlerimi açıyorum, nefes alıyorum, aynaya bakıyorum ve diyorum ki kendime: Yaşıyorum. Hala yaşıyorum ve hiç şüphesiz kanıtıdır bu bir gün yeniden doğmamak üzere öleceğimin."
"Korkuyor musun öldüğünde tekrar dirilememekten?"
"Endişeleniyorum," dedi Tan. "Eğer ölür de dirilemezsem bir gün; bu dünyada kalacak, arkamda ya da yarım bıraktığım hiçbir şey umrumda değil. Esas endişe, gideceğim yer."
"Öldüğünde başka bir yere gideceğine inanıyorsun yani?"
"Etimle, kemiğimle, tüm benliğimle." Biraz durdu, gözlerini bir noktaya sabitledi ona arkasını dönüp. "Fakat nasıl bir yer olduğundan emin değilim." derken ister istemez hüzünlü bir tebessüm yayıldı dudaklarına. "O kadar uzun süredir yaşıyorum, bir o kadar kısa. Neyin hesabını nasıl vereceğimden emin değilim. Tatlıyı da ekşiyi de tattım, acıyı da zevki de biliyorum, iyiliğe de kötülüğe de alışkınım. Hangi birinin hesabını vereceğimden, verip vermeyeceğimden endişeliyim." Gözlerini sabitlediği yerden ayırdı ve yine histerik ama hüzünlü bir gülümseme sardı dudaklarını. "İp kalın mı ince mi bilmezken ansızın kendimi üzerinde bulabilirim."
"Bu hepimiz için geçerli."
"Doğru," dedi Tan. "Hepimiz için."
"Peki yaşadıkça nasıl emin olabilirsin öleceğinden?"
"Büyüyorum. Kaç yaşına gelirsem geleyim her şeye rağmen büyüyorum ve inançlarım kesinleşiyor. Şüphe ettiğim birçok şeyden emin oluyorum, her yeni gün bir bilgi ediniyorum istesem de istemesem de. Öğrenmekten kurtulamıyorum ve bu kesin kılıyor birçok şeyi. Unutmamalısın, unutmamalıyız..." Ölmek için doğarız.
All Rights Reserved