"Duvarla göğsü arasına sıkıştığımda, aramızdaki mesafeyi santimler değil, sadece nefeslerimiz belirliyordu. 'Aramızda kurallar var,' diye fısıldadım, sesimin titremesini engelleyemeyerek. 'Sınırı geçiyorsun.'Gözleri dudaklarıma kaydı, parmak uçları yavaşça çenemi kavrayıp yüzümü yukarı kaldırdı.
'Ben o sınırları, bu eve girdiğin ilk gün kalbimin tapusunu bana sormadan üzerine aldığında çiğnedim sarışın,' diye fısıldadı sesi kısılırken. 'Şimdi söyle bana, hangi kural bizi birbirimizden koruyabilir?'"Hayatımın tüm birikimini yatırdığım 12 numaralı dairenin kapısını açtığımda, sadece yeni bir eve değil, hayatımı altüst edecek o adama da adım attığımı bilmiyordum.
İki farklı tapu, tek bir daire ve kaderin bize oynadığı en acımasız oyun... İkimiz de inatçıydık, ikimiz de gitmiyorduk. Mecburen o kapıyı kapattık ve aynı çatının altında birbirimize esir olduk.Evin ortasına çizdiğimiz o hayali çizgiler, mutfakta dönen çekişmeler, birbirimizin arkadaşlarını evden kaçırmak için yaptığımız planlar... Hepsi sadece birer bahaneydi. Biz birbirimizden kaçmaya çalıştıkça, o küçücük metrekarede hep birbirimize çarptık.Hele o her an kapıyı çalabilecek, evde bir erkeğin varlığını hissettiği an dünyayı dar edecek abim yüzünden ecel terleri dökerken; kapı her çaldığında o koca adamı nefes nefese yatak bazasına gizlemek, gardıropların karanlığında onun kalp atışlarını kendi göğsümde hissetmek işleri daha da imkansız hale getiriyordu.Çünkü bu evde saklamamız gereken tek şey arkadaşlarımız ya da abimden kaçan bir ev arkadaşı değildi.
"Bu ev ikimize de dar geliyor," dedim, gözlerimden süzülen bir damla yaş göğsüne damlarken. "Bizi mahvedecek."Uzandı, o damlayı dudaklarıyla tenimden sildi ve beni öyle bir sardı ki, sanki tüm dünya dışarıda kalmıştı. "Varsın mahvetsin," diye mırıldandı saçlar
Todos os Direitos Reservados