Pelin, babasını küçükken kaybetmişti annesinin Cemal'le evlenmesini kabullenmeye çalışırken, hayatının hiç beklemediği bir yöne sürükleneceğini bilmiyordu.
Annesinin yeni eşiyle birlikte
taşındığı o büyük evde onu bekleyen kişi ise Cemal'in oğlu Mert Kayra'ydı.
Birbirlerine daha ilk andan itibaren mesafeli olan Pelin ve Mert, aynı çatı altında yaşamak zorunda kaldıkça kaçmaya çalıştıkları şeyin aslında birbirleri olduğunu fark etmeye başlayacaktı. Geçmişin acıları,
söylenmeyen sözler, kıskançlıklar ve aralarına giren insanlar derken evin duvarları ikisinin de sakladığı sırları taşıyacak kadar daralacaktı.
Pelin, babasının yokluğuyla yaşamayı öğrenmeye çalışırken Mert'in de kendi yaralarıyla savaştığını görecekti. Fakat bazı yakınlıklar insanı iyileştirmek yerine daha çok yaralayabilirdi.
Çünkü aynı evde başlayan bu hikâyede asıl soru, birbirlerinden nefret edip etmeyecekleri değil; birbirlerine ne kadar yaklaşabilecekleriydi.
Tous Droits Réservés