Bazı evlilikler sevgiyle başlamaz.
Bazıları bir ailenin onuru, yıllardır süren bir husumetin son bulması ve verilmiş bir söz uğruna yapılır.
Lalin, hayatını kendi kurallarıyla yaşamaya alışmış, neşesi ve cesaretiyle girdiği her ortamın dengesini değiştiren genç bir mimardı. Onun için evlilik, başkalarının çizdiği bir kaderin içine sığdırılabilecek kadar basit değildi.
Yavuz Sancar ise kendi hayallerini ardında bırakıp ailesinin yükünü omuzlarında taşımayı öğrenmişti. Bir zamanlar gökyüzüne ait olmak isteyen adam, şimdi toprağının, ailesinin ve soyadının sorumluluğunu taşıyordu.
Ve iki ailenin yıllardır dinmeyen düşmanlığı, onları aynı nikâh masasına oturtacak kadar büyüdü.
Lalin için bu evlilik bir mecburiyet,
Yavuz için ise yerine getirilmesi gereken bir emanetti.
İkisi de bunun yalnızca bir anlaşmadan ibaret olduğuna inanıyordu.
Ta ki aynı evin kapıları ardında birbirlerinin hiç bilmedikleri yanlarını keşfedene kadar...
Çünkü bazı insanlar hayatınıza sevdiğiniz için girmez.
Kader, onları hayatınızdan çıkaramayacağınız kadar derine yerleştirir.
Ve bazı yazgılar vardır;
ne kaçabilirsiniz onlardan,
ne de değiştirebilirsiniz.
Bazı yazgılar, yalnızca tek bir kalpte tamamlanır.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang