Gece, her iki klanın sınırını bıçak gibi kesen sisli ormanın üzerine çökmüştü. Ne vampirlerin keskin gözleri ne de kurtların güçlü sezgileri, ağaçların derinliklerinde kıpırdayan o yabancı gölgeyi fark edebilmişti. Havada asılı duran tuhaf, ağır bir gerilim vardı. Herkesin kendine has, doğuştan gelen özel güçlere sahip olduğu bu topraklarda, o gece karanlığın içinden bambaşka ve bilinmez bir güç süzülüyordu.
Sınırı belirliyen duvarın yakınında olan iki klan üyesi, yıllarca süren anlaşmanın getirdiği sakinlikle ilerliyordu. Karşı karşıya geldiklerinde, aralarındaki tek şey sessiz bir selamlaşmaydı. Ancak o an, hayatlarının son saniyeleri olacaktı.
Gölgelerin arasından çıkan silüet, fısıltı bile çıkarmayan adımlarla onlara yaklaştı. Saldırısı o kadar hızlı ve iz bırakmazdı ki, geride ne bir vampir büyüsü ne de bir kurt pençesi izi kaldı. Katil, işini bitirdikten sonra yerde yatan iki cansız bedene baktı. Bu iki ölüm, niye olmuştu katilin amacı neydi?
NOT: Gerçek ailem kitabı değildir.
All Rights Reserved