ALYA: ben ankayım, ben yanarım.
Ailesini bir gecede kaybeden, sığındığı tek liman olan babaannesini de toprağa veren Alya Yılmaz için yaşam, küllerin arasında verilen tek kişilik bir mücadeleydi.
Cihan Soykan'ın soğuk, kurallarla örülü ve acımasız dünyasına adım attığında; Soykan Konağı'nın karanlık koridorlarında ve Sadakat ile Nare'nin düşmanca bakışları arasında ezileceğini sandılar. Oysa unuttukları bir şey vardı:
Alya eğilmezdi.
Alya pes etmezdi.
Alya, yanmayı göze alan bir Anka kuşuydu; yandıkça güçlenir, küllerinden yeniden doğardı.