Kendi etrafında dönen şeylerden nefret ederdim hep.
Bu bir olayın devamlı başa sarmasıda olabilirdi bir kalbin aynı kişiye sayısız kez kırılmasıda.
Ama şimdi neden kalbim aynı kişiye ne yaparsa yapsın dönerken, elimden tutan nefretin harbine karşı yayılan sıcaklık ilgimi çekiyordu kendine?
Spiral derlerdi aynı yerde dönmeye devam etsede yukarıya doğru ilerleyen döngüye. Kalpte öyle olmalıydı değil mi? Aynı kişide yükselen duygular...
Eksik düşünce çiz üstünü!
Kalp attığına değil teklediğine ait olurdu. Ve sen Yılgı Sertum benim kalbimi tekletmedin sadece, ellerinin arasında parçalara ayırıp yere attın üzerinde sayısız kez tepindin. Alabora olan tekne misali önce ılık ılık ilerledin ruhumda, sonra fırtınalara direndin en sonunda göğüs kafesime nefes olacakken dalgaların arasında boğdun benide. İntihar eden her beden kendine kıyan insanlardan oluşmaz. Bazıları yaşattıklarını yok etmek için kendilerinden vazgeçerler öncelikle. Ben iki elimi kestim koluna uzanır, tutar seni diye, bacağıma prangalar vurdum koşup düşmeyeyim yolunda diye ve kalbime morfin bastım aşırı dozdan durdursun diye. Seni öldürecek hiçbir ilaç geliştirilmedi dünya üzerinde daha.
Bak bu benim bedenim şimdimin savaşı, bak bu benim kalbim geleceğin matemi.
Sar kefeni kollarıma, bacaklarıma, göğsüme; örterim seni öylece bir anda.
All Rights Reserved