O, 400 bin kişinin "huzur" diye takip ettiği tesettürlü bir emanetçiydi. Adı Eslem'di. Güzelliğini Allah için saklayan, kalabalıkta yalnız kalmayı seven bir kız.
O, Levent'te ara sokakta yeni açılmış küçük bir pastanenin sahibiydi. Adı Yaman'dı. Pastaları güzel ama dükkanında huzur olmayan, kendi hayatı gibi ıssız bir adam.
Bir gece saat 02:17'de, un kokan bir tezgahta bir ayete denk gelmesiyle başladı her şey.
Yaman, Eslem'e DM attı: "Dükkanıma bir huzur köşesi yapmak istiyorum, yardım eder misiniz?"
Eslem, o pastaneye sadece bir raf, iki sandalye ve birkaç kitap fikri vermeye gitti. Ama bilmeden bir kalbe iman fikri verdi.
Bu kitap, bir pastanecinin, bir kızı etkilemek için değil, o kızın baktığı yere ulaşabilmek için hamuruna ilk defa besmele katarak yoğurduğu bir aşkın hikayesidir.
Yaman, Eslem'in gözlerindeki sükunete ulaşmak için ilk kez abdest aldı. İlk kez İnşirah Suresi'ni ezberledi. İlk kez bir pastayı "Allah rızası için" ikram etti.
Bazen Allah, bir kulunu diğer kuluna şifa yapsın diye gönderir. Bazen de bir pastanenin çan sesi, bir kalbin ezan sesi olur.
Bu kitapta aşk, haram değil helal mayayla yoğruluyor.
🤍 Tesettürün yük değil, hafiflik olduğunu düşünenlere
🤍 "Beni Allah için seven biri var mı?" diyenlere
🤍 Kalbi daralan herkese - İnşirah ferahlığı olsun diye
All Rights Reserved