Kendi Melteminde kaybolan bir kadının, en büyük düşmanının gecesinde filizlenişi..."
Meltem, yıllarca abisinin şiddeti ve baskısı altında ezilmiş ama ruhundaki fırtınaya rağmen pes etmemiş bir kadındı. Şehrin en sevilen, buram buram tarçın ve vanilya kokan popüler pastanesini tırnaklarıyla kazıyarak kurmuş; kendi küçük ama prestijli dünyasında yaralarını sarmaya çalışıyordu. Ancak ne geçmişin hayaletlerinden kaçabiliyordu ne de ait olmadığı bir ailede büyüdüğü hissinden... Gerçek kimliğinin ve öz ailesinin peşinde yürürken kalbi de bedeni gibi morluklarla doluydu.
En yakın arkadaşının düğününe gittiği o gece, yaşadığı ağır travmaların yükünü taşıyamayıp alkolün karanlığına sığındı. Zihni bulandı, dünyası karardı.
Sabaha karşı gözlerini açtığında ise hayatının en büyük felaketiyle yüzleşti. Yanındaki yatakta; varlığından bile nefret ettiği, her karşılaştıklarında birbirlerine zehir kustukları o tek adam yatıyordu.
Sadece bir gecelik bir hataydı. Bir anlık zayıflık, hayatının en kuytu köşesine gömüp üzerini mühürleyeceği bir sayfaydı. Ancak kader, onların nefretiyle beslenen bir mucizeyi Meltem'in rahmine düşürdü.
Şimdi bir yanda gerçek ailesine uzanan gizemli ve tehlikeli yollar, diğer yanda rahminde taşıdığı o bebek... Birbirinin yüzüne bakmaya tahammülü olmayan iki ezeli düşman, ömür boyu sürecek ortak bir günahın zinciriyle birbirine esir kalacaktı.
Todos los derechos reservados