Gece, onun en uzun mevsimidir.
Kafasının içinde hiç dinmeyen bir rüzgâr eser; panik, uykusuzluk ve kendi kendini yiyen düşünceler...
Hyunjin, karanlıkta bile gözlerini kaçıran biridir.
Chan ise sakin bir fırtınadır.
Dokunduğu her şeyi yavaşça ele geçirir. Sözleriyle sakinleştirir, bakışlarıyla sahiplenir, bedeniyle susturur.
"Ben buradayım," der.
Ve Hyunjin inanır. Çünkü inanmak, parçalanmaktan daha az acıtır.
Bir barın gürültüsünde başlar her şey.
Dökülen içki, kırılan cam, birbirine değen nefesler...
Sonra yavaş yavaş, kimsenin kazanamayacağı bir oyuna dönüşür.
Sevgi mi, yoksa sadece en zayıf yerini bilmenin getirdiği güç mü?
Koruma mı, yoksa sahip olma arzusunun en zarif yalanı mı?
Kim kimi savundu, kim kimi tüketti...
Okurken bir an Chan'a lanet okuyacak, bir an Hyunjin'in yerine geçip boğulacaksınız.
Sonra o ince çizgide durup kalacaksınız:
Gerçekten sevmek bu kadar kirli olabilir mi?
All Rights Reserved