İkilem, insan zihninin en karanlık ve en kırılgan dehlizlerinde dolaşan bir iç yolculuk...
Manolya'nın parçalanmış hafızası, "Gece" adını verdiği karanlıkla mücadelesi, Akay'ın esrarengiz varlığı ve geçmişten sızan suçluluk duygusu arasında gidip gelen bu hikâyeler; okuru gerçekle hâyâlin, suçla masumiyetin, akılla deliliğin tam ortasına bırakıyor.
Her bölüm bir çiçeğin adıyla anılırken aslında insan ruhunun başka bir hâli açığa çıkıyor: Kaktüs kadar dikenli, karanfil kadar kırılgan, papatya kadar masum, gerbera kadar sessiz...
Bu kitapta hiçbir şey göründüğü gibi değil. Hatıralar güvenilmez, insanlar maskeli, gerçek ise çoğu zaman en açık yerde saklı.
İkilem, sadece bir karakterin değil; insanın kendi içindeki suçlu, kurban, tanık ve yargıçla aynı anda yüzleşme hikayesi.
bazı hikayeler bittiğinde rahatlatmaz. bazıları ise bitse bile zihninde yaşamaya devam eder. Bu da onlardan biri...
Todos los derechos reservados