Hüküm

Hüküm

  • WpView
    Reads 26
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Aug 22, 2026
WpInfo
Fiction
Mystery
Bazı gerçekler gömüldükleri yerde kalmaz. Bazı yaralar zamanla kapanmaz. Ve bazı insanlar, sevdikleriyle düşmanları arasındaki çizginin ne zaman silindiğini fark edemez. Vera,geçmişte yarım kalmış bir gerçeğin peşine düştüğünde, karşısına yalnızca cevaplanması gereken sorular çıkmaz. Güvendiği insanların sustuğu, hatıraların bile delil sayıldığı ve adaletin herkes için aynı işlemediği bir dünyanın kapıları aralanır. Mizan ise hayatı boyunca doğrularla yanlışlar arasında keskin çizgiler olduğuna inanmıştır. Ta ki bazı gerçeklerin insanın kanına, geçmişine ve sevdiği kişiye dokunduğunu anlayana kadar. Birbirlerine yaklaşırken bilmedikleri tek şey, geçmişin çoktan onlar için bir hüküm verdiğidir. Bazı sırlar ortaya çıktığında insanları özgürleştirmez. Aksine, onları birbirine bağlayan son ipi de koparır. Çünkü bazen gerçek, adaletten daha ağırdır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • İzler Kalır/Gerçek Ailem
  • BALIM (gerçek ailem)
  • Kırık Kanatlar
  • MAFYANIN GÖLGESİNDE
  • YAR'I YARAM
  • Pes etmek benim kitabımda yazmaz/hilzey
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • Sessizliğin Komutanı
  • Kanımdaki Yabancılar(Gerçek Ailem)
  • HİZMETÇİ +16

Adım İz. Adım gibi iz bırakmaya gelmiştim. Peki ya kime bırakacaktım? Kendime mi? Yoksa hiç görmediğim aileme mi? Yaşamak bu kadar zor olmamalı değil mi? Peki neden bu kadar zor? Kızların en büyük yarası ailesidir derler. Doğru. Benimde. Omzuma astığım çanta ile sessizce koridorda ilerliyordum. Siyah, kısa saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırıp, etrafa baktım. Kimse yoktu. Merdivenlerden sessizce inip kapıya ulaştım. Yurdun kapısı geceleri kilitli olurdu ama neyse ki bende anahtar vardı. Kapıyı açıp sessizce kapattım. O sırada merdivenlerin bitiminde ki, bankta gözüm takılı kaldı. Yurdun bahçesinde ki bu banka, küçükken ne kadar oturup annemi beklemiştim hatırlamıyorum. Saatlerce beklemiştim annemin, babamın gelip beni almasını, evimize gitmeyi ama hiçbir zaman gelmediler. Küçük kız çocuğu hiç pes etmeden beklemeye devam etti. Ama ben artık o küçük kız çocuğu değildim. Büyüyünce gelmeyeceklerini anlayınca artık bir daha asla bu banka oturmamıştım. Beklememiştim. Şimdi ise yıllar sonra oturdum bu banka. Zihnim de ise, yıllar önce bu banka oturup annemin gelmesini beklerken söylenenler yankılandı. "Annen ve baban seni hiç sevmedi." "Salak mısın kızım? Annen seni sevseydi çöpe atmazdı." Ben ise sadece sustum. Sadece sustum. Beni isteselerdi, sevselerdi bir çöp gibi, çöpe atmazlardı. Kışın buz gibi havada yeni doğmuş bir bebeği çöpe atmazlardı. Küçükken itiraz ederdim. Artık etmiyordum çünkü hepsi haklıydı. Peki ya bunca yıl sonra ortaya çıkan ailemi ben kabul eder miydim? Hayır. Koca bir hayır.

More details
WpActionLinkContent Guidelines