24. Son Şövalyem

24. Son Şövalyem

  • WpView
    Reads 64
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 26, 2026
WpInfo
Fiction
Fantasy
Yirmi üç şövalye. Evet yanlış okumadınız. Tam yirmi üç. Hepsi benim şövalyem olmuştu ama en fazla bir hafta içinde pes ettiler. Kimisi saraydan kaçmama dayanamadı, kimisi kurallara uymamamdan, kimisi de bana ayak uyduramadığından pes etti. Ben Prenses Elera Valeira Vaelmont. Normal masallarda ki gibi bi hayatım yoktu. Beni hiç rahat bırakmıyorlardı. Sürekli bi yasak, bi sınır ama ben bunların hiçbirine uymuyordum. Özgür yaşamak istiyorum. Babam Kral Alaric bana her defasında şövalye buluyordu çünkü kimse benimle baş edemiyordu direk pes ediyolardı. Saraydan kaçmayı seviyordum çünkü özgür olmak istiyordum. Babam Kral Alaric bana bir kaç hafta şövalye bulamadı ama o güne kadar... Yeni şövalyem Kael Aren D'Arcen. Onunda bir kaç gün dayanıp pes edeceğini düşünüyordum. Fakat yanılmışım. Bu normal bir şövelyeye benzemiyordu. Kael'in içinde sakladığı bir şey vardı sanki. Ve o sır hayatımı değiştirebilirdi...
All Rights Reserved
#432
gizem
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Ateşe Adanmış Ruhlar
  • Unutulan gerçekler
  • Canavarın Kollarında
  • İKİNCİ ŞANS MI?
  • KALINTI
  • BAĞLI RUHLAR
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • ON İKİNCİ ALEV
  • FIRTINA ZAMANI
  • Yılan Yuvası

Bazı sırlar vardır. Öğrenildiği anda insanı değiştirir. Ve bazı yaşanmışlıklar vardır. Akıl unutsa da yürek hiç durmadan hatırlatır. Aypare Ulusoy, ona ait olmayan bir dünyanın içinde boğulduğunda, yüreğine saplanan o sızıyla gerçekleri bulmaya çalışıyordu. Fakat her gerçek, onu benliğinden bir adım daha uzaklaştırıyordu. Gördüğü rüyalar artık rüya değildi. Duyduğu fısıltılar, dudaklarından dökülemeyecek kadar karanlıktı. Bir boşluğun hissizliğinde debelenirken, yalanların içinde rast geldiği tek bir doğruya tutundu: Alas Sipahi. Ateşe hükmeden ama yüreğine söz geçiremeyen o duygusuz hükümran... Yenilmez denilen o kalbin, tek bir ışık uğruna diz çökmesiyle tüm dengeler altüst olmuş; düzene çizilen sınırlar çoktan silinmişti. İntikam ve öfke aşkla harmanlandığında bu bir sonun değil, başlangıcın kehanetiydi. Yüzyıllardır saklı bu kehanet, kana bulanmış eller arasında fısıltı gibi yayılırken, kapana hapsolan gölgeler tek bir şeyi mırıldanacaktı: Kalp unutmazdı. Ve aşk alevlendiğinde, bazı ruhlar kül olmadan kavuşamazdı. ....

More details
WpActionLinkContent Guidelines